dkdt: 21.09.2025
Ufer nehir kıyısı anlamına gelen -varlığını, şu an hakkında okumakta olduğunuz bu yer ve etkinlik sayesinde öğrendiğim- bir Almanca kelime. Benim daha serbest bir şekilde Müze Yatağı gibi çevirmeye yakınım olduğum Museumsufer ise Almanya'nın Frankfurt (am Main) şehrinde büyük ölçüde Main nehri boyunca dizilmiş irili ufaklı 39 müzenin bir araya gelmesiyle oluşturumuş bir müze kümelenmesinin adı. Museum Mile ya da Museuminsel gibi çok meşhur örnekleri akla getiren bir kültürel bütünlük sunuyor bu oluşum. Hatta bence adlandırması için de bu ikisinin karşımı denilebilir zira Berlin'deki ada gibi yine coğrafi/topografik bir dayanağın üzerine oturuken New York'taki doğrusalllığı çağrıştırır şekilde gibi bir yol boyunca uzanmayı da anlatıyor. Yukarıda verdiklerime ek olarak Washington D.C:'deki National Mall, Amsterdam'daki Museumplein, Londra'daki Exhibition Road gibi yine meşhur örneklerle kolayca uzatılabilecek bu müze kümeleri listesinin biraz gölgede kalmış bir üyesi olarak da düşünülebilir kanımca. İlk karşılaşmamın bir kitapta, yazıda, filmde, ya da benzeri bir kültür ortamında olmamasını bir kenara bıraksak bile hakkında daha fazla şey öğrenmek istediğimde bulabildiğim internet kaynaklarının sayıyı ve kalitesi bu çıkarımımı doğrular bir seviyedeydi. Kaldı ki bu bahsettiklerim de İngilizce için geçerli. Türkçe için benzer aramalrım neredeyse hiçbir sonuç vermedi. Türkiye ile Almanya'nın özel durumu düşünüldüğünde bu ayrıca çarpıcı bir durum bu bence. Bu konuda bir şeyler yazmaya beni iten şeylerden biri de bu bilgi eksikliği oldu sanırım.
![]() |
| Müze konumlarını gösteren kroki/harita (kaynak: https://www.museumsufer.de/en/all-museums/) |
Biz bu oluşumun varlığını birazdan bahsedeceğim festivali sayesinde öğrendik. Sonrasında algıda seçicilikle tanıtım malzemelerini daha sık yakalar olduğumu söyleyebilirim. Ama daha önce haberdar olmayışımız tanıtım eksikliğinden mi yoksa denk gelmemekten mi kaynaklanıyor buna emin olmaıyorum. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, kümelenmeyi oluşturan çok sayıdaki müzenin kolaylıkla en haşmetlisi olarak anılabilecek Städel'e en yakın olan metro durağı Schweizer Platz'ın iç düzenlenmesi peronlardan başlayarak tamamen Museumsufer'in tanıtımına adanmış ama biz bu müzeyi ziyaret edene kadar bu durağı hiç kullanmamıştık.
Burada Städel'e bir küçük parantez açmak gerekirse, müzenin, van Eyck, Vermeer, Rembrandt, Botticelli, Tiepolo, Hieronymus Bosch, Titian, Rubens gibi eski ustaların ve Monet, Degas, Picasso, Böcklin, Renoir, Rodin, Munch, Delacroix, Matisse, Max Ernst ve Paul Klee gibi modern sanatçıların eserlerinin barındıran koleksiyonu, belki en meşhur eserlerei sergilemiyor ama zengin temsili ile iddialarını destekleyecek şekilde Avrupa sanat tarihinin son 600-700 yılının bütünlüklü bir izdüşümünü sunuyor diyebiliriz sanırım. Ziyaret etmeden önce pek fikrim olayan bu müzenin, buna sebep olacak şekilde, Avrupa'nın çok bilinen müzelerinin gölgesinde kalmış olasını da biraz şaşırtıcı ve talihsiz bulduğumu söylemeliyim. Parantezi kapat.
Burayı, dahil olan müze sayısının çokluğuna ek olarak diğer kümlenmelerden farklılaştırdığını düşündüğüm bir şey ise MuseumsuferTicket olarak adlandırdıkları ortak bilet uygulaması. Turistlere yönelik şehir kartı uygulamalarına (örneğin Frankfurt için Frankfurt Card'a) benzer bir ortak bilet uygulamasıyla Museumsufer'e dahil olan tüm müzelere iki gün boyunca ek bir ücret ödemeden girme imkanı tanıyor bu bilet. Ücreti 21 Euro olan bu bilet, 12 Euroya üçüncü bir gün için de uzatılabiliyor. Yukarıda değindiğim şehir kartı uygulamalarından, müzeler dışındaki turistik mekanları kapsamaması ve ücretsiz giriş olanağına rağmen makul fiyatıyla ayrılıyor bu bilet. Ücretinin uygunluğunu ise şu şekide anlatmak mümkün sanırım; az önce parantez içine aldığım Städel müzesinin tek başına giriş ücreti yetişkinler için 19 Euro. Salt turistik amaçlar dışında, fuar ve iş gezileri amacıyla şehre gelen büyük kalabalıklar olduğu da düşünülürse inanılmaz bu bilet uygulamasının -Birleşik Krallık gibi ücretsiz müze ziyareti imkanı sunan sınırlı sayıdaki örnek bir kenara bırakılırsa- inanılması zor bir fırsat olduğu düşüncesindeyim.
Museumsufer hakkında biraz daha detaylı bilgi isteyenler İngilizce Wikipedia sayfasına ya da kendi resmi sayfasına da bakabilirler.
Bu Museumsufer ve MuseumsuferTicket bahislerinde hemen sonra kronolojik olarak bir adım daha geri gidersek burada bahsettiğim şeylerin hepsinden haberdar olamamızı sağlayan etkinliğe, yani "Museumsuferfest"e varacağız. Her sene Ağustos'un son haftasonunda düzenlenen bu festival boyunca üye müzelerin düzenlediği özel etkinliklere, Almanya'nın geleneksele festival işleyişi olarak adlandırılabilecek sokak yemek/alışveriş standları ve konser,vb. kitle etkinlikleri eşlik ediyor. Ve bu feestival ortamında, temsili bir ücrete (2025 yılında 7 Euro idi) alınann bir kokartla tüm üye müzelere ücretsiz giriş imkanına da sahip olunuyor. 2026 kokartlarında ayrıca tekil bir numara da yer alacakmış ve bununla her katılımcı bir çekilişe de dahil olacakmış.
Ve son olarak, her ne kadar bir hafta gibi kısa bir zaman kalmış olsa da, belki bu yazıyı görüp bu sene festivali ziyaret etmek isteyenler de olur diyerek, yaklaşan festivalin 28-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenleneceğini belirtip festivalin sayfasını paylaşarak noktayı burada koyayım.kedi



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder