arama

Salı, Kasım 28, 2006

pinhani Ankara'da

Pinhani'nin resmi sitesindeki duyuruya göre aşağıdaki tarihlerde Pinhani Ankara'da olacakmış. Biz herhalde Çarşamba Hasuş'la gideceğiz. Gelen olursa görüşürüz:P


28 Kasım Ankara 21:00 - Kızılay Nefes Bar (Akın Eldes, Sinan Kaynakcı ve Hami Ünlü enstrumantal olarak Akın Eldes ve Pinhani şarkılarını çalacaklar),

29 Kasım Ankara 21:00- Kızılay Nefes Bar (Pinhani Konseri, Akın Eldes ile)

Çarşamba, Kasım 22, 2006

geceler uzaaaar...

Uzayan bir gecenin telaşından sonra bu şarkının huzurunu gerçekten çok seviyorum.
Şarkıyı ilk duyduğumdan beri ne zaman dinlemem gerektiğini biliyorum. Ve geçen bir haftada bol bol denenerek bu zaman önermesini onayladım. Huzurlarınızda Richard Hawley - Long Black Train.

Teşekkürler Hasuş, teşekkürler V.

Perşembe, Kasım 16, 2006

Ben: Ben başlıklı yazı.

-Sıkılıyor musun?
-Evet, sıkılıyorum.
-Yoruluyor musun?
-Evet, yoruluyorum.
-Peki neden hala uğraşıyorsun (ya da uğraşmıyorsun) ?

Evet neden? Neden? Hatta, neden?

Misal bu yazıyı yazmaya geçen hafta karara verdin ve bu cümleden önceki kısmını karar verir vermez yazdın. Peki devamını neden getiremedin sayın emre yılmaz? Peki devamını nedn getiremedim sayın okur? -Okurun kafasını böyle şeylerle yorma, terbiyesiz adam. Evet haklıyım, benim yorulmam gereken şeyle okur yorulmasın. O okumakla yoruluyor yeterince, peki ben neyle yoruluyorum da asıl yorulmam gereken konulara zaman ayıramıyorum?

Kafam çok karışık. Ya da çok net ama sonuçtan korktuğum için kendimi kandırıyorum. Ama her iki durumda da adım atamıyorum.

Pazartesi, Kasım 13, 2006

bir zamanlar Pentagram diye bir grup vardı; ne O da mı geri dönüyormuş?

Kendinden bahsetmeye çekilen Emre YILMAZ'ın kültür-sanat haberleri bombardımanın son ayağını oluşturan bu haber, Türkiye Rock-Metal müzik tarihinin tartışmasız en önemli topluluğu Pentagram (Mezarkabul) ve bu topluluğun sahnelere geri dönüşü hakkındadır.
Anatolia sözcüğünü herhangi bir ortamda duyduğunuzda dudaklarınız ister istemez kasılıp, ıslığınız o meşhur tonu çalıyor mu? Sizi bilmem ama ben böyle şeyler yapmam, yapamam; ama yine de bu sözcüğü duyunca farklı duygular içine düşerim. Mutluluk, özlem, heyecan ve sinir bunların en kayda değer olanlarıdırlar. Mutlu olurum çünkü sevdiğim şeyleri hatırlamak beni mutlu eder; özlem duyarım çünkü eski güzel günlere ait bir isimdir bu ve Pentagram nicedir birlikte böyle işler yapmamıştır; heyecanlanırım çünkü o müzik kanımı kaynatır: ve en nihayetinde sinirlenirim çünkü Pentagram hala birlikte bir şeyler yapmamaktadır. Ama bu sonuncusu artık geçerli olmayacak herhalde çünkü Pentagram tekrar birşeyler yapmaya karar vermiş gibi görünüyor. Demir Demirkan'ın gruba dönmesiyle gitarist sayısını 3e çıkaran grup Kasım ve Aralık ayları içlerinde yerleri ve tarihleri henüz belirli olmayan 3 konser verecekmiş ve bu konserlere verilen tepkiye göre tekrar stüdyoya girip girmeme kararı alacakmış. Geçen yaz yapılan Pentagram gecesine katılımın bir hayli iyi olduğu düşünülürse bunu yeni bir Pentiş albümü yolda diye yorumlamak çok uçarı olmaz kanımca.
Ben şimdiden hayırlı olsun diyecek ve gelişmeleri takip etmeniz için sizi Pentagram hayran sitesi Puratu.org'a yönlendireceğim.

Cuma, Kasım 10, 2006

V, 3'lü Amfi'de

Gün itibariyle "V for Vendetta" ODTÜ 3lü Amfi'de gösterime gitmiştir. Önümüzdeki haftanın güzel bir hafta olacağı anlamına gelen bu etkinlikde, hafta içi görüşmek üzere.

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Ve Ecevit öldü...

yıldızlı bir gecede
göğe bakmıyalı
kaç ay geçti
anımsar mısın?
yıldızlı bir gecede
ya da güpegündüz
canevinde duymadan
sonsuzluğunu göğün...
ya da bir sabah
çiçek açtığını ansızın
farketmeden
bahçendeki ağacın...
hele bir de işitmeden
işine giderken
bilmeden ezdiğin
karıncanın sesini...
nasıl bilesin
evrendeki yerini de
nasıl yönetesin
ülkeni...
(Bülent Ecevit, Bir Ozan Bir Devlet Adamını Sorguluyor - 1994)


Hakkında çok konuşmak isteyip konuşamayacağım bir insan ebediyete kavuştu. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Onu, hayatını anlatan belgeselde olduğu gibi kendi çevirdiği o şiirle uğurlayalım:


GİTANJALİ'den

Artık gidiyorum.
Beni uğurlayın kardeşlerim...
Hepinize eğilerek ayrılıyorum.
Yalnız sizin son ve nazik sözlerinizi bekliyorum.
Uzun zaman komşuluk ettik, ama verebildiğimden çok aldım.
Şimdi gün ağardı, karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü.
Bir davet geldi ve ben yol için hazırım.
Bu ayrılış gününde bana bol şans dileyin arkadaşlarım!
Beraberimde ne götüreceğimi sormayın.
Seyahatime boş eller ve ümideden bir kalple çıkıyorum.
(Çeviren: Bülent Ecevit)


Pazar, Kasım 05, 2006

Cuma, Kasım 03, 2006

300: Bir Frank Miller Görseli Daha Beyazperdede

Sin City'den sonra bir kez daha, çizgi roman şeklinde sinema filmi izleyeceğiz. Bu sefer bu:


; bu olacak:


.
Hadı hayırlısı.
Merak edenler için bağlantı:
http://300themovie.warnerbros.com/