arama

Cuma, Mayıs 19, 2006

19 Mayıs 2006

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'na geçen 23 Nisan'da olduğu gibi yoğun bir karamsarlıkla giriyorum. Hatta bu sefer karamsarlıktan daha fazlası çaresizlik ve korku da var içimde. 83 yıllık Türkiye Cumhuriyeti yine bir kazan gibi kaynıyor. Daha geçen gün Danıştay'a düzenlenen aşağılık saldırı ve ardından yaşananlar bu çalkalantı ve sancının ciddi bir dışa vurumudur.
Peki ne olacak? Halkın artık iyiden iyiye nefretini göstermekten çekinmediği hükümet gidecek, erken seçim olacak ve Tükiye daha güzel bir siyasi iktidar tarafından geleceğe mi taşınacak? Şahsen hiç sanmıyorum. Bence bir müddet daha kan dökülecek, belki bazı kazanımlardan taviz vererek başımızdaki hükümet değişecek ve yerine başka bir kötü yönetim gelecek. Bunlardan sonra gelecek olanların bunlardan kötü olacağını kesinlikle düşünmüyorum ancak -bunlardan iyi olmakla birlikte- iyi de olmayacaklar. Gene ezilecez gene üzülecez ve açıkçası ben bu döngüden dışarı çıkılabilirliği bilmiyorum. Aslında geçici süreyle de olsa bu döngüye bir son vermenin yolunu biliyorum ama yazının başında belirttiğim korkumdan dolayı bundan ciddi bir şekilde, yüksek sesle bile bahsetmekten çekiniyorum. Bu çekingenlikle de nereye gidebileceğimi bilmiyorum ama zamanda yol aldığımız kesin.
Bu karamsar tablodan sonra en azından saygı duyduğumuz kişinin hatırasına sahip çıkmak adına bu yazıyı yazma amacımıza gelelim. Bugün gençliğin yani benim ve bu sayfayı okuduğunu tahmin ettiğim iki üç kişinin yaş grubunun bayramı. Bu bayramı yine adına -Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı- uygun bir şekilde, bir bayram şenliğiyle geçirelim ki anılacak kişinin hatırasına sahip çıkalım.

1 yorum:

Kaan dedi ki...

Yapma Emre , karamsar olmak olağan ama umutsuz olmak en kötüsü.Sen ben diğerleri herkes umutsuz olursa mücadele olmaz mücadele olmazsa meydan bugün ayrımcılara yarın bölücülere kısaca dünyayı batıran lanet emperyalist akımın her ülkenin kendi yapısına göre ortaya çıkardığı şerefsiz kitlelere kalır.Biraz umut biraz mücadele;zulme seyirci kalmamak gerekir yoksa insan olmanın neresi onurluki!!