arama

Üzüntü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üzüntü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mart 02, 2015

Yaşar Kemal'in ardından

kaynak: Atlas Dergisi
Benim için Türkçe'nin hayattaki en büyük yazarı olagelen Yaşar Kemal, dün ölümü ile bu durumu değiştirdi. Bir süre de olsa aynı anda dünyada bulunduğum için sanırım hep mutluluk duyacağım bir kişi olacak kendisi. Onun ile tanışabilmiş olmayı da çok isterdim. Bu samimiyeti yakıştırmamdaki büyük etken kullandığı dile ve anlattığı konulara duyduğum yakınlık olmalı. Benim de doğup büyüdüğüm topraklardan çıkan iki büyük romancı Kemal'in ikisinin de yazdıklarına büyük yakınlık duymuşumdur. Ama dağın ve dahi öte yüzünün hikayesini de anlatan Yaşar Kemal'in yeri hep başka olacak.

Buna rağmen bugüne kadar yazdığı her şeyi okumamış olmam da benim utancımdır. İnce Memed hakkında benim de bir şey söylememe, eklememe gerek yok zaten. Görece yakın zamanda okuduğum Dağın Öte Yüzü üçlemesi de beni en çok etkileyen eserler listesinde kendine sağlam bir yer edindi. Meşhur eserlerini bir kenara koyarsak 2011 yılında yayımlanan Röportaj Yazarlığında 60 Yıl isimli eseri de tavsiye ederim, kitaplığımın en özel eserlerinden birisidir.

Çarşamba, Ekim 31, 2007

Erdal İnönü de...

Bülent Ecevit'i kaybetmemizin üzerinden bir yıl geçmesine bir hafta kalmışken Türk düşün ve siyaset dünyasının yaşayan en önemli temsilcilerinden birini daha kaybettik. Milli Şef İsmet İnönü'nün küçük oğlu, Türkiye'de önce bilimin, sonra siyasetin ve sonra tekrar bilimin gelişmesi için olağanüstü çabalar sarf etmiş Erdal İnönü vefat etmiş. Dünya'nın sayılı fizikçilerinden biri olarak bildiğimiz ve şu anda okumakta olduğum okul dahil olmak üzere Türk bilim yaşamına kalıcı eserler bırakılmasında katkısı çokça bulunmuş bir insanın bu yönlerini ön plana getirmek isterdim beni üzüntüye sevk eden bu haberi paylaşırken ama CHP'yi düşünerek vurguyu son bir senelik zaman zarfında kaybettiğimiz 3. önemli sosyal demokrat olmasına yapacağım. Bülent Ecevit ve İsmail Cem'den sonra bu bir yıl içinde Erdal İnönü yani benim aklım erdiğinde gördüğüm ilk sosyal demokrat lider hayata gözlerini yummuş. Merhuma Allah'dan rahmet yakınlarına başsağlığı dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden yine. Zaten bu kaybın içene düşürdüğü durum da bu: Çaresizlik. Daha çok değerlere ihtiyacımız varken var olanlar da hep birlikte kayıp gidiyorlar.

Not: Fotoğraf ODTÜ Fizik Bölümü'nü öğretim görevlisi Sibel Baskal'ın Erdal İnönü ile ilgili hazırladığı sayfadan alınmıştır.

Çarşamba, Ocak 31, 2007

8 yıl önce

1999 yılında, 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gecede, hemen hemen bu vakitlerde, İstanbul Moda'da 81300 posta kutu numaralı o bildik evde, en sevdiğim, en çok saygı duyduğum, kendisiyle tanışmış olmayı en çok dilediğim sanatçı Barış Manço, hayata gözlerini yumdu.
Acısı hala taze.
Burada yazdığım üçüncü ölüm hüzünü yazısı bu ve ikinci kez insanın yabancılar için acı duymasının normal olup olmadığını sorguluyorum. Ama bu adam yabancı olamaz. O en nihayetin de bir ozandı. Bir ozan bir insana ne kadar uzak, ne kadar yabancı olabilir ki? Belki hüznüm ve üzüntüm, sadece, tekrar ürün veremeyecek olmandandır. Halbuki o ürünlerine ne kadar da çok ihtiyacım(ız) vardı.
Bundan başka ne denilebilir ki? Tekrar tekrar söylüyorum: "Mekanın cennet, toprağın bol olsun"

Cuma, Ocak 26, 2007

İsmail Cem de...


Allah rahmet eylesin.
Mekanın cennet olsun.
Tanımadığın insan için dökülen gözyaşı.

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Ve Ecevit öldü...

yıldızlı bir gecede
göğe bakmıyalı
kaç ay geçti
anımsar mısın?
yıldızlı bir gecede
ya da güpegündüz
canevinde duymadan
sonsuzluğunu göğün...
ya da bir sabah
çiçek açtığını ansızın
farketmeden
bahçendeki ağacın...
hele bir de işitmeden
işine giderken
bilmeden ezdiğin
karıncanın sesini...
nasıl bilesin
evrendeki yerini de
nasıl yönetesin
ülkeni...
(Bülent Ecevit, Bir Ozan Bir Devlet Adamını Sorguluyor - 1994)


Hakkında çok konuşmak isteyip konuşamayacağım bir insan ebediyete kavuştu. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Onu, hayatını anlatan belgeselde olduğu gibi kendi çevirdiği o şiirle uğurlayalım:


GİTANJALİ'den

Artık gidiyorum.
Beni uğurlayın kardeşlerim...
Hepinize eğilerek ayrılıyorum.
Yalnız sizin son ve nazik sözlerinizi bekliyorum.
Uzun zaman komşuluk ettik, ama verebildiğimden çok aldım.
Şimdi gün ağardı, karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü.
Bir davet geldi ve ben yol için hazırım.
Bu ayrılış gününde bana bol şans dileyin arkadaşlarım!
Beraberimde ne götüreceğimi sormayın.
Seyahatime boş eller ve ümideden bir kalple çıkıyorum.
(Çeviren: Bülent Ecevit)